İstifa etmesi gereken o kadar sözde zatlar var ki... Ama ne yazık ki ‘Vurun Abalıya’ varken ve kolayken diğer zatlara dokunmak; Sümme hâşâ" Hüseyin Bey (Bir okuyucu)

Seyhan’da kronikleşen çöp sorunu için Sayın Oya Tekin’e hitaben yazdığım yazı, tahminimden fazla ilgi gördü.

Hani derler ya “Bir dokun bin ah işit…” Yüzlerce kişi…

Bunun dışında bana yapılan eleştirilerde oldu.

Beni haklı görenler, çöplerden bıkmış olanların övgü ve desteklerini bir yana bırakıyorum.

İlgileri ve destekleri için teşekkür ederim.

Okuyucularım her zaman duyarlı ve adaletlidir.

Elbette bana katılmayanlar da oldu.

Destek ve övgü verenleri saygıyla yüreğimin bir köşesinde bırakıp eleştirenleri paylaşmak istiyorum.

İzin aldıklarımın ismini kullanacağım:

BİLİNÇLİ KİRLETME

Tepeden tırnağa Adanalı Emekli bir öğretmen ve yazar olan Muzaffer Özen:

“Adana son yıllarda temizlik bilmeyen Ortadoğu kültürüyle harmanlandı. Ayrıca esnaf da sorumsuz davranıyor. Her esnaf dükkanının önünü temizlese şehir tertemiz olur. Halk duyarsız...Sorun eğitimsizlikten kaynaklanıyor. Bu arada belediyeyi zorda bırakmak amacıyla bilinçli bir kirletme eylemi olarak düşünebiliriz…”

İlginç bir bakış açısı. Olabilir mi? Gerçekten oya Tekin’i zorda bırakmak için bu tip provokatif eylem olabilir mi? Bilmiyorum. Bu konuları kendileri bilecekler.

SADECE SEYHAN DEĞİL..

En çok eleştiri de bu konuda yapıldı

“Lütfen adaletli olun. Siz Seyhan’ı söylüyorsunuz ama Çukurova ve Yüreğir bundan beter” diyorlar.

Beter mi? Bunu da bilmiyorum. Ama bu yazıyla birlikte gelen tepkiler o ilçelerde de durumun pek iç açıcı olmadığını gösteriyor.

O halde provokasyon varsa bu sadece Oya Başkana değili CHP’ye yönelmiş demek. Çünkü bu üç belediye de CHP’nin ve üçünde de halk çöpten mustarip.

Bunu ben anlayamam… Kendileri bilecek…

“HAKLISINIZ AMA ZAMANI DEĞİL”

Emekli bir memurumuz Hüseyin Bey:

"Günaydın Sevgili Sedat Bey,

Öncelikle altını çizmek istediğim bir konu var.

Özellikle yapıcı eleştiri çok önemlidir. Ancak Ülkemizin geldiği nokta onları da aşmış durumdayken, her gün "Bugün de canım şunu dövmek istiyor" düşüncesi ile ne hukuk ne vicdan diye bir dertleri olmayan bu yöneten partiye yine oy veririm demek, akılla, vicdanla anlatılamaz. Bu anlayışların aslında atadan babadan Atatürkçü yada şu partiden bu partiden olduklarını düşünüyorum. Zaten 23 yıldır bu iktidarı maalesef bu tür anlayışlar ayakta tuttu.

İstifa etmesi gereken o kadar sözde zatlar var ki ama ne yazık ki "vurun abalıya" varken ve kolayken diğer zatlara dokunmak "ümmü haşa"

Konuşulacak çok konular var. Sizin zamanınızı almamak için,

Saygı ve sevgilerimle…”

Bu başlı başına düşünülmesi gereken bir konudur. Haklılık payı var mı? Var… Eleştirilecek yanı var mı? O da var…

Kişi koşulsuz şartsız bir partinin destekçisi olursa, o partinin cemaatten ne farkı kalır? Ama zamanı mı? Belki de haklılar…

*

YANLIŞ MANŞET… YANLIŞ HEDEF…

Bir gazeteci arkadaşım: Niyazi Koç…

“Abi Günaydın

Bende yazıyı okudum. Burada sadece Oya Tekin mi suçlu?

Vatandaş ve esnaf in hiç mi suçu yok? Kaldı ki bu istifa etmesine neden değildir

Önceki dönem de pek farklı değil di ki…

Yanlış manşet… Yanlış hedef…

Selamlar.”

SEYHAN’DA GÜZEL İŞLER DE VAR… VE DİLİNİZ AĞIR…”

“Seyhan’da çok güzel işler de yapılmıştır. Kent Lokantası hakkında bir şey yazmadınız. Bunun dışında bir çok etkinlik yapılmıştır. Onlara da yer vermenizi isteriz. Ayrıca diliniz çok ağır…”

Bu eleştiriler, özellikle Seyhan Belediyesi’nin yaptığı hizmetlerin bir envanteri niteliğindedir.

*

Şehrimizde yaşayan ve okuyucularım bu…

Bazen bana soruyorlar: “Bu – naçizane -güzel yazıları nasıl yazıyorsun?” diye

Cevabı basit: “Akıllı, düşünen, yorumlayan ve sorumluluk hisseden duyarlı okuyucularım var… Maalesef yanlış yapmama izin vermiyorlar.

Hepsine teşekkür ederim.”

Yine de bütün bunlar, Seyhan’ın çöpe boğulmasını meşrulaştırmaz…