Niyazi Koç yazdı...
Her şey 13 yıl önce bir grup girişimcinin ve yerel yöneticilerin öncülüğünde başlatılan ve Portakal Çiçeği Karnavalı adı verilerek geniş çaplı bir eğlence hoşca vakit geçirmek ve yerel ekonomin harekete geçirilmesi ve katkı sağlanması amaçlanmıştı.
Önceleri karnaval mı festival mi diyelim tartışmaları gündeme getirilmesine rağmen festival görünümünden öteye gitmedi.
Her ne kadar birileri RİO karnavalına benzetse de bu durumun bizim geleneksel kültürümüze uygun bir konumlandırma olmadığı da bir gerçektir.
Bu tartışmalar sürerken Kültür ve Turizm Bakanlığı sahneye çıkarak bu karnavalın Kültür Yolu Festivali kapsamına alarak olayı özünden koparılmış ve başka mecralara sürüklenmiştir.
Dolası ile Portakal Çiçeği Karnavalı bir şekle özünden koparılmış belirli bir alana sıkıştırılmış duruma getirilmiş oldu.
Adı her kadar Portakal Çiçeği olsa da aslında bu günlerde ortalığı saran nefis kokular Turunç ağaçlarının açan çiçeklerinden ortalığa yayılan kokulardır.
Nedense Turunç yerine Portakal Çiçeği adı verilmiş.
Geçtiğimiz on gün boyunca Adana sokakları,caddeleri ve parklar oldukça hareketli günler yaşadı.Oldukça sorunlu olan şehir içi trafik’i daha da içinden çıkılmaz bir hal aldı.
Şehir dışından turlar düzenlenmiş olup günü birlik ziyaretçiler de oldukça kalabalık günler yaşandı.
Merkez Park’ın geniş alanında yiyecek ve içecek stantları bu yıl geçen yıla göre daha fazla bir alana yayılmıştı.
Parka giden tüm yollarda seyyar tezgahlar açılmış olması ve FENOMEN tavuk dönerciden dolayı yaşanan skandal ise Türkiye gündemine geldi.
Özellikle yiyecek ve içecek satan bir çok esnafın oldukça hijyen olmayan koşullarda atış yapması ve bilinen marka olmayan çok sayıda stand açılması da akıllara ;
Karnaval mı Festival mi Yoksa Koca Bir Panayır mı? Sorusunu akıllara getiriyor.