Adana'da trafikte tartıştıkları kişinin hakim olduğunu sonradan öğrenen ve 'ısrarlı takip' suçlamasıyla savcı talimatı üzerine evlerinden gözaltına alınarak nezarethanede tutulan çift hakkında yürütülen soruşturmada gelişme yaşandı. Cumhuriyet Başsavcılığı, çift hakkında 'ısrarlı takip' suçundan kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli şüphe bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.
Olay, geçtiğimiz 29 Temmuz'da merkez Seyhan ilçesine bağlı Denizli Mahallesi Mithatpaşa Bulvarı'nda meydana geldi. 2 çocuklarıyla birlikte alışveriş merkezinden çıkıp evine giden infaz koruma memuru Murat Şimşek ile öğretmen eşi Gülşah Şimşek, iddiaya göre, yolda yanlarında ilerleyen Adana adliyesinde görevli hakim Z.G.Ç.'nin aracını çukura düşürmemek için yaptığı ani manevra sonucu park halindeki kamyona çarptı. Bunun üzerine çift ve Z.G.Ç., sağa çekip araçlarından indi. Kendi araçlarındaki çizikleri gören çift, ne yapacaklarını düşünürken bu sırada Z.G.Ç., aracında bir hasar olmadığını görünce aracına binerek yoluna devam etti.
Işıklarda karşılaşıp tartıştılar
Bir süre sonra trafik ışıklarında çift, hakim Z.G.Ç.'nin aracının yanında durdu. Bu sırada Murat Şimşek, camını açıp, hakim olduğunu bilmediği Z.G.C.'ye hitaben, 'Hanımefendi, ben size çarpmamak için manevra yapınca kaza yaptım. Keşke binip gitmeseydiniz' dediğini ileri sürdü.
Evlerine gittiler, gözaltına alındılar
Taraflar daha sonra yollarına devam etti ve çift Seyhan ilçesi Pınar Mahallesi'ndeki evine gitti. Aynı gün akşam saat 21.00 sıralarında ise polis ekipleri çiftin evine gelip, hakkınızda 'Israrlı takip, ulaşım araçlarını kaçırma veya alıkoyma suçuyla' ilgili şikayet var diyerek karakola götürdü. Bir süre karakolda bekleyen çift, ifadelerini verdikten sonra o günün nöbetçi savcısı M.B. tarafından tutuklama talebiyle adliyeye sevk edileceklerini öğrendi ve nezarethaneye alındı. Sabah saatlerinde ise yine nöbetçi savcının değişmesi üzerine çift bu seferde adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı talebiyle adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkan çift, yurt dışı çıkış yasağıyla serbest bırakıldı.
Polis tutanakları gerçeği ortaya çıkardı
Serbest kaldıktan sonra avukat tutan çift, polis tutanaklarına da güvenlik kamerası görüntülerine de ulaştı. Polisin söz konusu olayla ilgili çevredeki güvenlik kamerası görüntülerini incelediği, tutulan raporda ise, 'İlk önce siyah aracın durduğu ve ardından ise beyaz aracın durduğu izlenmiş ve müştekinin beyan ettiği bulguların görülmesi mümkün olmamış' denildiği görüldü. Avukatları aracılığıyla mahkemeye başvuran çift, karara itiraz etti.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar çıktı
Gerekli incelemelerin yapılmasının ardından geçtiğimiz 14 Eylül'de yürütülen soruşturmada gelişme yaşandı. Çift hakkında hakimin beyanları doğrultusunda polis ekiplerince yapılan incelemede, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi. Kararda ise, 'Olayın sona ermesinden sonra şüphelilerin müştekiyi yeniden fiziken takip ettiklerine, ikamet veya iş yerine gittiklerine, telefonla aradıklarına, mesaj gönderdiklerine, üçüncü kişiler aracılığıyla kendisine ulaşmaya veya başka bir yolla yeniden temas kurmaya çalıştıklarına ilişkin somut bir delil elde edilemediği tespit edildi. Şüpheliler Murat ve Gülşah Şimşek çiftinin ısrarlı takip suçunun gerektirdiği ısrarlı davranış unsurunu gerçekleştirdikleri hususunda kamu davası açılmasını gerektirir yeterli şüpheye ulaşılamadığı tespit edilmiştir. Murat ve Gülşah Şimşek hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir' denildi. Ayrıca çiftin adli kontrol kararı da kaldırıldı. Ancak Murat Şimşek hakkında 'Kara Ulaşım Aracının Hareketini Engellemek veya Hareket Halindeyken Durdurmak suçundan' kamu davası açılacağı öğrenildi.
'Bu karar, 'Sizi nezarethanede boşu boşuna beklettim' demek'
Konuyla ilgili konuşan çiftin avukatı Nazan Akça, 'Çocuklarının önünde polislerce, kolluk tarafından alınıp nezarete atılan müvekkilim Gülşah Şimşek'le ilgili Başsavcılık takipsizlik kararı verdi. Bu ne demek biliyor musunuz? 'Ben seni sabaha kadar nezarethanede boşu boşuna beklettim' demek. Bu da bizim iddiamızı doğruluyor' ifadelerini kullandı.
'Pardon filmi gibi'
Akça, kamu görevlilerinin sahip oldukları yetkiyi kişisel güç olarak görmemeleri gerektiğini savunarak, 'Maalesef hakim ve savcılar, kim olursa olsun, bütün devlet kademesinde çalışanlar devletin gücünü kendi gücü olarak görmemeliler. Adeta pardon filmine döndü bu karar' diye konuştu.
'Beraat kararı gelecek'
Akça, dosyanın bundan sonraki aşamasında ise Murat Şimşek yönünden farklı suçlamalar bakımından yargılama sürecinin devam edeceğini belirterek, 'Israrlı takipten takipsizlik kararı verildi. Eşiyle ilgili kara ulaşım araçlarının kullanılmasının engellenmesi gibi bir suçtan ama bu suçun gerekçesine ve kanundaki madde metnine baktığımızda aslında bu suç da oluşmuyor. Mahkeme aşamasında beraber göreceğiz, aslında oradan da bir beraat kararı gelecek. Muhtemelen bir iki ay içerisinde bir duruşma günü verilir' dedi.





