☰
✕

"Beş Günde Yeni Bir Tarih Yazıldı..." "İki Kahve Arası"

Atatürk, 26 Ağustos’ta başlayacak olan taarruzu idare etmek üzere cepheye hareketini herkesten ve her taraftan gizli tuttu.Hükümetçe yapılacak son önlemleri aldırdıktan sonra 19 Ağustos gecesi Tuzgölü - Konya üzerinden hareket edecekti.Hareketinden önce hareketini gizleme önlemi olarak da Anadolu Ajansı gazetelere: “Çankaya’da Mustafa Kemal’in çay ziyafeti verdiği” haberini yaymaktı… “Bana dönerek: “Sen ,Meclis’te her türlü akımı takip eder ve ona göre gerekenleri aydınlatırsın. Yalan dolana meydan verme, alacağın haberlere nazaran arkadaşları uyarırsın.Sonra da mevki kumandanı olarak dikkatli ve daima her olaya karşı hazır bulun. Ankara fikrine sahip ol.” Ve her ikimize birden( Kaymakam Fuat),” Aleyhimize göreceğiniz en ufak hareketleri bile benimseyin. Ve şifre ile bana bildirin. Alacağınız emrime derhal harekete geçersiniz.” emirlerini verdi. Köşkte hazırlanan sofraya sıralandık. Yemeğin ardından hareket edildi. Ellerini öperek Atatürk’ü uğurladık….” (ATATÜRK’ün yaveri Cevat Abbas)

EMPERYALİST ORDULAR İLK YENİLGİLERİNİ ALDILAR “Trikopis, 2.Kolordo Komutanı General Digenis ve diğer tutsak fıkra kumandanlarıyla birlikte Uşak’ta karargah olarak kullanılan bir evde(bu ev şimdi müzedir) Gazi’nin huzuruna çıkarıldığında heyecanlı ve bitkin haldeymiş.Gazi,onları oturtmuş,teselli için bu gibi yenilgilerin tarihte örnekleri olduğunu sevk ve idarede görevlerini eksiksiz yapmış iseler vicdanen rahat olmaları gerektiğini söylemiş.Trikopis ise:”Askeri görevimi tam olarak yaptığıma eminim. Fakat asıl görevimi maalesef yapamadım. diyerek intihar edemediğini anlatmak isteyince,Gazi sözünü kesmiş: “O size ait bir düşüncedir.” Sonra harita üzerinde bazı eleştiriler yapmış: “Şurada bir fıkranız vardı. Niçin onu şuraya almadınız? Filan yerdeki kuvvetlerinizi filan yere sürmeseydiniz daha iyi olmaz mıydı? Bu konuşmalar sırasında bir fıkra komutanı yanındaki subaya usulca sormuş: “-Bizimle konuşan bu general kimdir? -Başkumandan Mustafa Kemal! Niçin yenildiğimizi şimdi anladım. Bizim Başkumandan İzmir’de vapurda oturuyordu!” (Kılıç Ali’nin anıları)

VE SONUÇ… “Bütün Anadolu büyük bir sevinç içindeydi. Ancak feodaller ve onların yardakçıları üzgündüler. İngiltere; Lloyd George’un kişiliğinde, Yunanistan’ın bu savaşa girmesi karşılığı olarak,Yunan hükümetine İstanbul’u vermeyi,Ayasofya Camii üzerindeki hilali haçla değiştirmeyi, bütün Anadolu zenginliğini Yunanistan’a peşkeş çekmeyi vaat etmişti. Bu sarhoşluktan ayrılış, Yunanlılar için de, Lloyd George içinde çok acı oldu.” (S.İvanoviç ARALOV/ Bir Sovyet diplomatının Türkiye anıları) BEN GÖREVİMİ YAPTIM… İKİ KAHVE ARASI 30 Ağustos ‘ta kesin sonucu alan Atatürk,İzmir’e varışında beni yanı çağırdı. 14 Eylül sabahı İzmir’de gazasını tebrik ve kurtuluşumuza şükranlarımı arz etmek için söze başladığım zaman sözümü kesti:”BEN GÖREVİMİ YAPTIM.ZATEN BUNU YAPMAK HER TÜRK’E BORÇTU. “ Sen şimdi bunları bırak da gel birer kahve içelim.” emrinde bulundular. 25 gün ara ile iki kahve arasında Atatürk kahraman Türk Ordusu’yla beş gün içinde,parçalanmak istenen Türkiye’ye tam bir hayat vermiş ve yeni bir tarih yazmıştı…” (ATATÜRK ‘ün yaveri Cevat Abbas)

Saygı, sevgi özlemle… 30.8.2025